Belleğin Azmi / Faruk Korkmaz



Dünyanın her köşesinde çok değerli sanat eserleri kaybolmaktadır. Mıntıkasında da bunun olmasını engellemek isteyen bir polis tüm teşkilatı alarma geçirip “vaziyet almalarını” sağlar. Ne var ki sonunda karşılaşacağı şey tüm gerçekliğini yok edecek kudrettedir.

Faruk Korkmaz, arkeologluktan polisliğe geçen bir adamın esrarengiz hikâyesini anlatıyor: BELLEĞİN AZMİ

Beğendiyseniz Paylaşın

Belleğin Azmi / Faruk Korkmaz” üzerine bir yorum

  1. Uzaylı kavramında Taner Güler ile hem fikirim. Yığın betimlemesi bana Muk (Betobeton) adlı zehirli sulu çamur pokemon anımsattı. Muka bence Bulamaç veya Vıcık desek yerindedir. Uzay operasında başarılı olan kalem, farkında olmadan Sirius (Akyıldız) ikili yıldız sistemindeki gezegeni betimlemiş. Vıcık yerine Annunakiler’i betimleyebilirdi. Durağanlığın hakim olduğu öyküde meraklı sonla bitirmiş. Durağanlık olmasaydı daha doyurucu bir kurgu olsaydı belki ilk üçü zorlayabilirdi.

Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşın